Tarih [değiştir]

İlçe çok eski bir tarihe sahiptir. M.Ö. ki devirlerde FrigyaKimmiMisirLidyalilar ve Persler, Alaçam'da hüküm sürmüşlerdir. Alaçam Sahili M.Ö. 5. asırda Orta Asya'dan gelen Miletliler ilçeye Zalikus adını vermişler. Miletlilerden sonra Bizansın eline geçen Zalikus daha sonra Danişmentlilerce zaptedilerek Tralköy adını almıştır.Selçuklu döneminde Tralköy adı Uluköy olarak degiştirilmiş, 1385'de Ilhanlılar döneminde ise ilçe Alaçam adını almıştır.

Alaçam Meydanı

Alaçam adının; ilçenin ortasından geçen Uluçay'ın kenarındaki Uluçam denilen büyük çam ağaçlarından geldiği ifade edilmektedir. Alaçam Anadolu Beylikleri döneminde Eratna beyliğinin devamı olan Kadı Burhanettin tarafından ele geçirilmiş, ardından Candaroğulları ve İsfendiyarogullarinin hakimiyetine girmiştir (1390). 1398'de ise Osmanlı egemenliğine giren Alaçam, Anadolu Türk Birliğinin bozulmasıyla 1402'de tekrar Candaroğullarının eline geçmiştir. Çelebi Mehmet'in Canik Bölgesini ele geçirmesiyle Alaçam Osmanlı'nın olmuş ve bu hakimiyet II. Muratdöneminde sağlamlaşmiştir. Osmanlı'dan beri bir Türk kasabası olan Alaçam 1 Eylül 1944 tarihinde Samsun'un 8. ilçesi olmuştur.

Hükümet konağı 1963, Şadi Bey Camii 1515, Çarşı Camii 1887 yılında yapılmıştır. 1950'lerde Alaçam Ortaokulu açılmış, 1901-1902 yılları arasında Alaçam – Bafra yolu yapılmıştır.

Ekonomi [değiştir]

İlçenin ekonomisi genel olarak tarıma ve hayvancılığa dayanmaktadır. Bunun yanında balıkçılık da yapılmaktadır. Tarım ürünlerinin başında tütün gelmektedir. Bunu buğday, çeltik mısır ve fındık üretimi takip eder. Ayrıca sebze ve meyve yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Hayvancılıkta ise büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapılmaktadır. İlçe ekonomisi genel olarak tarım ve hayvancılığa dayalı olmakla birlikte, çiftçiler, buğdayı kendilerine yetecek kadar üretmektedirler. Yaklaşık 6200 çiftçi tütün tarımı ile uğraşmaktadır.

Gezi ve Mesire Yerleri [değiştir]

İlçenin 2 km kuzeyinde deniz kıyısında temiz kumsalı, çınar, kavak ve taflan ağaçlarından oluşan güzel koruluğu ile Geyikkoşan mesire yeri yeralmaktadır. Burası adını koruluğun içindeki Geyikkoşan Baba Türbesinden alır. Bir rivayete göre Geyikkoşan Baba Türbesinin bulundugu yerdeki tarlayı, evcilleştirmiş olduğu geyikleri çifte koşarak sürermiş. Bu nedenle bu koruluğa Geyikkoşan denilmiş. Bu yöre hem piknik yeri olarak hem de denize girmek için ideal bir yerdir.

Alaçam Sahili
Acısu

İlçenin güneyinde Vezirköprü sınırındaki denizden yüksekliği 1.500 m. olan Dürtmen yaylası da doğal güzellikleriyle görülmeye değer bir mesire alanıdır. Dürtmen yaylasına ulaşım asfalt yoldan sağlandığı için kolay olmaktadır. Kızılırmak deltasının bir kısmı da ilçe sınırları içindedir.

Geyikkoşan mevkinde 6 Mayıs tarihinde Hıdırellez şenlikleri yapılmaktadır. Bu şenliklerdeTürkiye genelinden amatör ve milli güresçiler davet edilerek yağlı pehlivan güreş müsabakalari düzenlenir. Bu şenliklerin nedeninin 600 yıllık bir efsaneye dayandığı söylenmekte. Efsaneye göre; Geyik Baba isminde bir arap ordusu komutanı 6 Mayıs'ta tüm işlerini bırakarak o mevkide koyun, kuzu, inek cinsinden hayvanları kestirerek fakir halka ziyafet verirmiş.

Dürtmen yaylası eteklerinde bulunan Hüseyin dede türbesi çevresinde de 7 Mayıs'ta benzer şenlikler düzenlenir.

Alaçam Çayı (Uluçay) [değiştir]

Alaçam yöresinin en önemli akarsuyudur. Çay Tütmen dağı eteklerinden Urgancı mevkiinden kaynağını alır . Yamaç eğimi boyunca akışa geçer Mürküş çayı, Kirenli deresi ve Çufla çayı gibi kollarıda olarak kuzey yönlü akışını sürdürür . Alaçam ilçe merkezinin ikiye bölerek Geyikkoşan mevkiinin batısından Karadeniz ’ e dökülür . Toplam uzunluğu 27 km dir . Akarsuyun genel rejimi Kış ve İlkbahar döneminde kabarık Yazın ise çekiktir . Özellikle yazın kurak geçtiği dönemlerde çay tamamen kuruyabilmektedir.Çayın içinde aktığı vadi V Biçimindedir.Akarsu yatağının kenarında yüksek köylere giden dar yollar bulunmaktadır.Çay yatağının aşağı kesiminde taşkınlar - dan korunmak amacıyla ıslah çalışmaları yapılmıştır .

Sivritepe [değiştir]

İlçesi sınırları içinde bulunan bir tepecik, Alaçam'ın eski yerleşim yeri olduğu tahmin edilmektedir.Tepede eski yıkık surlar bulunmakta.Yapılan arkeolojik kazılarda tarihi çömlekten yapılmış buluntulara rastlanmıştır. Ayrıca Cumhuriyetin ilanından sonra tepeye bir adet sacdan Atatürk heykeli dikilmiştir. Her yıl geleneksel olarak Sivritepede keşkek günü yapılmaktadır.D avullar zurnalar eşliğinde bir yandan keşkekler pişer diğer yandan da pişen keşkekler misafirlere ikram edilir.